Yurtdışı Çalışma İzni Başvurusu: Çalışma Vizesi için Bilinmesi Gerekenler

Yurtdışı çalışma izni başvurusu nasıl yapılır hiç merak ettiniz mi? Yurtdışına çalışmak için çıkmadan evvel yapmanız gerekenlerden bir tanesi de çalışma iznini nasıl alacağınızı öğrenmek ve bilinmesi gerekenleri araştırmak olacaktır.

Yurtdışında çalışmak ve yeni hayaller peşinde koşmak birçok kişinin en çok arzu ettiği durumlardan biridir.

Bireylerin hem daha fazla kazanç elde etmek hem de refah dolu bir hayat sürmek adına tercih ettikleri seçeneklerden bir tanesi olan yurtdışında çalışmak için nasıl bir başvuru süreci izlemeniz gerektiğini merak ediyor musunuz? O halde gelin tüm bu süreci yakından bir şekilde izleyelim ve çalışma izni alma sürecinize ışık tutalım.

Yurtdışında Çalışmak için Çalışma İzni Almak Zorunlu Mu?

Önce işe zorunluluk perspektifinden bakalım. Yani yurtdışında çalışmak istiyorsunuz ve ilk yapmanız gereken şey ne? Çalışma izni almak zorunlu mu?

Maalesef herhangi bir çifte vatandaşlığınız yoksa Türk pasaportuyla Avrupa veya Amerika’da çalışmak için o ülkeye ait bir çalışma iznine sahip olmak zorundasınız.

Avrupa Birliği üyesi bir ülkeden çifte vatandaşlık sahibi olanlar ülkemizde en fazla görünen örneği Alman çifte vatandaşlığı ya da Bulgaristan çifte vatandaşlığına sahip kişiler çalışma izni almadan da Avrupa Birliği ülkelerinde çalışmaya başlayabilir. Onlar açısından prosedür Türkiye’de işe girmekten farksız olacaktır.

Yurtdışında Çalışma İzni Almak Kolay mı?

Aslında bu soruya evet demeyi biz de çok isterdik fakat maalesef çok da kolay değil. Tabii ki bunu başaran birçok kişi olduğu göz önüne alınırsa siz de başarabilirsiniz!

Yurtdışında ve özellikle de döviz ile çalışmanın mümkün olduğu ülkelerde çalışarak ekonomik özgürlüğünü yakalamak isteyen kimseler için çalışma izni almak oldukça mühimdir.

Çalışma izni almak istediğinizde bu durumun zor olup olmadığını detaylandırmak için gidilecek ülkeyi ele almak gerekir. Almanya ve İngiltere gibi göçmenlere karşı bakış açısının farklı olduğu ülkelerde çalışma iznine başvurmak söz konusu olabilir. Ancak burada sizlerden beklenti yetenekli olmanız ve ekonomiye katkı sağlamanızdır.

Eğitim seviyesi düşük ve ekonomiye yük olarak değerlendirilen kimseler arasındaysanız çalışma izni başvurunuzun kabul edilme ihtimali düşecektir. Eğer çalışma izni başvurusunu Türkiye’deyken yapmayıp o ülkeye turistik vizeyle giderek yapmaya kalkarsanız şansınız neredeyse hiç yoktur.

Çalışma izni almanın kolay mı yoksa zor mu olduğunu değerlendirmek için gideceğiniz ülkeyi çok detaylı bir şekilde araştırmanız gerekir. Aksi takdirde sürprizler ile karşılaşmanız muhtemeldir.

Sorun yaşamamak adına bir yurtdışı iş danışmanlık firmasından destek almanız da mümkündür. Ancak buna ödeyecek bir paranız yoksa internet kaynaklarını kullanarak araştırmalar yapmak çok daha ayrıcalıklı olacaktır. Madde madde gidecek olursak:

  1. Yurtdışı çalışma izni alabilmek için gitmek istediğiniz ülkeden henüz Türkiye’den çıkmadan bir iş bulmalısınız ve bu şirketten size gelen davet aslında çalışma vizeniz için gereken belge olacaktır. Yani bu sayede o ülkeye çalışma izni başvurusunda rahatlıkla bulunabilirsiniz. Reddedilme olasılığınız çok düşüktür.

Peki yurtdışında Türkiye’deyken nasıl iş nasıl bulabilirsiniz?

Öncelikle eğer çok spesifik bir mesleğiniz yoksa(doktorluk, inşaat mühendisliği vb.) yapmanız gereken Türkçe gerektiren ilanlara daha çok öncelik vermek. Yani örneğin birçok büyük şirketin Türk kullanıcılara hitap etmek için yurtdışında işe alımları alıyor. Bunlar sizin için en kolay seçenekler olacaktır. Biz de buna uygun ilanları sitemizde listeledik.

Diğer bir yöntem olarak iş başvurularınızı yaparken “visa sponsorship”ten bahseden şirketler görürseniz havada kapmaya ve hemen başvurmaya çalışın.

yurtdisi-calisma-vizesi

2. Yurtdışı çalışma izni almak için o ülkede üniversite okuyabilir ya da yüksek lisans yapabilirsiniz. Birçok ülke siz üniversiteyi ya da yüksek lisansınızı orada tamamladığınızda size 1 yıldan 3 yıla kadar çalışma izni verebiliyor. Bu ülkelerin başında da Kanada gibi göçmen dostu ülkeler geliyor. Bu ülkeleri radarınıza alıp bu şekilde bir yol izleyebilirsiniz.

3.Ben o yılları aştım artık diyenlerdenseniz ve yüz yüze daha ikna edici ve iş bulmak konusunda daha başarılı olabileceğinize inanıyorsanız istediğiniz ülkede dil eğitimi satın alıp eğitim vizesiyle o ülkeye giderek dil eğitiminiz süresince ikna edecek ve iş bulmanıza yardımcı olacak kişiler arayabilirsiniz.

Örneğin yurtdışında İngilizce öğrenmek için bir ülkeye gittiğinizde kendinize birçok bağlantı yaratabilirsiniz. Vizeniz bittiğinde ülkeye dönmeniz gerekecek fakat Türkiye’den çalışma vizenizi alıp o ülkede anlaştığınız işe başlamak üzere dönebilirsiniz.

Çalışma İzni Başvurusu için Dil Şartı Var mı?

Çalışma izni almak ve hayatınızı yurtdışında sürdürmek istiyorsanız bütün yönleri ile süreci iyi bilmelisiniz. Aksi takdirde kısa süreli bir çalışma sonrasında hayallerinize veda edebilirsiniz. Çalışma izni almak için o ülkenin dilini bilmek bir avantaj olabilir fakat aslında önemli olan hali hazırda iş bulmuş olmanızdır. Eğer bir şirket sizin için çalışma vizesi çıkarttırmak istiyorsa başvuru sürecinizi dil konusu etkilemeyecektir.

Yine de dil problemini ortadan kaldırmak adına tercih etmeniz gereken en doğru yöntem bildiğiniz bir dilin konuşulduğu ülkeye gitmek olacaktır. İngilizce için tek seçeneğiniz İngiltere gibi düşünmeyin. Kanada, Avustralya, ABD hatta neredeyse ülkenin tamamında İngilizce konuşulan Malta gibi seçenekler de söz konusu.

Burada genellikle İngilizce konuşulan ülkelerin tercih edilmesi gerektiğinden söz edilebilir. Ancak Almanca ya da İspanyolca gibi dillerden birini biliyorsanız bu dillerin yoğun olarak kullanıldığı coğrafyalardan bir tanesini de tercih edebileceğinizi söylemek gerekir. 

Yurtdışında Çalışma Vizesi Süresi

Yurtdışında çalışmak istiyorsanız sizlerin en büyük beklentisi uzun süreli bir çalışma izni alarak oturumunuzu sürekli kılmak olacaktır. Ancak çalışma iznini ne kadar süre ile alacağınız ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Çalıştığınız işte başarılı olmuş ve çalışma iznini uzatmak isteyen biriyseniz sürenin daha olacağı söylenebilir. Peki, ya çalışma iznine ilk defa başvuru yapıyorsanız sizleri neler bekler?

Çalışma iznine ilk defa başvuru yapacak olanlar için izin süresi çok uzun olmayabilir. Burada anlaştığınız şirketle yaptığınız kontrat şartları da devreye girebilir. Kontrat genellikle aksi belirtilmedikçe 1 yıllık kabul edilir ve sizin çalışma izniniz de bu sebeple 1 yıllık olarak çıkar. İkinci başvurunuzda Avrupa ülkeleri için genellikle bu süre 3 yıllık çalışma iznine dönüşebilir.

Bu noktada eğer o ülkede çalıştığınız işten ayrılıp farklı bir iş bulsanız bile yurtdışı çalışma vizeniz bulduğunuz iş üzerinden başlatıldığı için o ülkede yabancılar bürosunda prosedürleri tekrar yerine getirmeniz gerekir. Yani 1 kere iş bulduktan sonra her şey çok kolay olmuyor. Yine çeşitli bürokratik prosedürler devreye giriyor. Tabii ki en zor başvurunun ilk başvuru olduğunu kabul etmek gerekir.

Çalışma Vizesi Başvurusu Nasıl Yapılır?

Ülkeye bağlı olarak size anlaştığınız şirketten yazılı bir kontrat ve davet mektubu geldikten sonra o ülkenin vize başvuru merkezine istenen diğer belgelerle birlikte gitmeniz gerekir.

Bu noktada bazı ülkelerde başvurular doğrudan konsolosluktan yapılırken farklı ülkeler için çalışan vize merkezleri de mevcuttur. Öğrenciler ve turist yoğunluğu sebebiyle yaz aylarında bu vize merkezlerinden ve konsolosluklardan randevu alabilmek bazen 2 haftayı bile bulabilmektedir.

Dosya içerisinde ne olacağını ülke kurallarını inceleyerek öğrenmelisiniz. Ancak genel manada sizden eğitim durumunuzu, kendi ülkenizdeki geçmiş çalışma performansınızı kanıtlamanız ve yolculuk, kısa süreli de olsa konaklama belgelerinizi ilave etmeniz istenir.

Turistik vizeden farklı olarak çalışma izniniz için eklenen sözleşmeniz dosyada olduğu sürece herhangi bir gelir belirtmenize ya da banka hesabı sunmanıza gerek yoktur. Çünkü, gideceğiniz ülkede kazanacağınız gelir kalemi bellidir.

Bunları kanıtlamak adına resmi evrak hazırlamalı ve bilhassa tercüme ettirmelisiniz. Bütün belgeleri teslim ettikten sonra olumlu yanıt gelmesi halinde çalışmaya başlamanız için bir engel yoktur demektir. Peki, çalışma konusunda seçimlerinizi nasıl yapmalısınız?

Çalışma İznini Aldınız Ya Sonra?

Çalışma iznini almanız sizin için çok büyük bir gelişme olsa da bu gelişmeyi destekleyecek kararlar almak çok daha önemlidir. Özellikle başlangıç seviyesindeyseniz ya da yazılımcılık, doktorluk gibi çok aranan bir meslek grubunda değilseniz iş seçimi konusunda çok yüksek beklentiler içerisinde olmamanız gerekecektir.

Çünkü daha önce hiç o ülkede çalışmamış tecrübesiz birine iş vermeye pek çok işveren yanaşmaz. Aynı zamanda yurtdışından çalışan getirmek işverenler açısından da bürokratik prosedürler doğurur. Tüm ülkeler doğal olarak önce kendi vatandaşlarının istihdam edilmesini ister. Bu sebeple birçok ülkede şirketlerden sizin pozisyonunuz için iş ilanı açtığını ve ideal bir aday bulamadığını kanıtlaması istenir.

Söz konusu ülkede yeterince tecrübe kazandıktan sonra kendi seçimlerinize uygun tercihler yapmakta özgür olacaksınız. Çünkü hem tecrübeniz olacak hem de o ülkenin dinamiklerine daha hâkim olacaksınız. Bu alacağınız ücretler üzerinde de oldukça etkili olacaktır.

Yabancı Olmak Ücretleri Etkiler mi?

Çalışma izni almış olsanız dahi o ülkede bir yabancı olmanız size bazı dezavantajlar getirecektir. Bu durumu ilk birkaç yılda yaşayacaksınız. Ücretlerin bir nebze düşük olması canınızı asla sıkmamalı. Uzun vadede hem kazancınız artacak hem de tercih yapma konusunda daha özgür olacağınızı vurgulamak gerekir.


Siz de yurtdışında çalışmaya başlayarak kazancınızı ve hayatınızı farklı bir yöne evirebilirsiniz. Çalışma izni alma süreci sizi korkutmasın çünkü bu oldukça basit bir şekilde geride bırakabileceğiniz konudur.

Yorum yapın